Meryem Ana

Ege Vip Transfer,günübirlik veya haftalık olarak istediğiniz bir günde veya bir tarihte sizi otelinizden alıp güzel bir tatil günü geçirmeniz için elimizden geleni yapıyoruz...

Efes, Havari Aziz Yuhanna’nın, İsa’nın Annesi Meryem ile birlikte geldiği ve tam da Efes’te yazdığı İncil’inde silinmez bir iz olarak Meryem’in varlığını yansıttığı kenttir. Aziz Yuhanna İncil’i şöyle aktarır: “İsa, [haçının yanında] annesinin ve sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‘Anne, işte oğlun!’ dedi. Sonra öğrenciye, ‘İşte, annen!’ dedi. O andan itibaren bu öğrenci İsa’nın annesini kendi evine aldı” (19,25-27).

Meryem’in mütevazı ve saklı bir yaşantısı olsa da, onun varlığından haberdar olan Hristiyanlar, Havari Yuhanna’dan sonra da, onun Efes’te olduğunu kanıtlamak için bu cümleyi şüphesiz kanıt olarak göstermişlerdi.

İ.S. ikinci ve üçüncü yüzyıllarda, Aziz Tertullianos, Aziz Ireneus, Origenes ve Eusebius’un aktardıklarına dayanarak, Aziz Yuhanna’nın Efes’e geldiği konusunda geleneklerin tümü hemfikirdir. Hatta Tertullianos der ki, Havari Yuhanna Asya iline “çok erken saatte” geldi (bkz. ad. Marc. Lig. IV, böl. 5).

120 yıllarına doğru İzmir’de doğan ve Aziz Yuhanna’nın öğrencisi olan İzmir Episkoposu Aziz Polikarpos’un izinde eğitilmiş Aziz İreneus, Aziz Pavlus’un ve Aziz Yuhanna’nın Efes’te eşzamanlı varlığının inkar edilmemesi gerektiğini belirtir.

Efes geleneğine göre, İsa’nın haç üzerindeyken annesi Meryem’i Havari Aziz Yuhanna’ya emanet etmesi anından itibaren onu terk edemezdi ve İ.S. 18 yılının sonrasında Efes’te veya o kentin civarında Bakire Azize Meryem ile ikamet ettiğine inanılır.

Kıbrıs Episkoposu olan Aziz Epifanius (310-314), Kutsal Yazılar’ın Azize Bakire Meryem’in son yılları hakkında herhangi bir bilgi aktarmadığını üzüntüyle belirtir. Aziz Episkopos, Meryem’in bakire lekesizliğini vurgulamaya çalışarak şöyle ekler: “Aziz Yuhanna Asya’ya hareket ettiği zamanlarda, kendisiyle birlikte Bakire Azize Meryem’i getirdiğinin Kutsal Yazılar’da belirtilmemesinin nedeni, imanlıların ruhlarında çok fazla heyecan yaratmamak istemesidir.” Bununla birlikte, Aziz Epifanius, Meryem’in Efes’te ikamet etmediğini söylemez, sadece Kutsal Yazılar’ın bundan bahsetmediğini belirtir. Bu olayda ilahi bir gizemin olduğunu vurgulamak istemiştir.

Efes geleneğine göre Bakire Meryem’in, Aziz Yuhanna’ya müjdeleme görevinde eşlik etmesi gerekiyordu ve İsa’nın Azize Annesi Meryem’in, 48 yılından önce bu yerde “uykuya daldığını” (Lat. Dormitio) düşünmek uygundur. En yaygın fikir bundan ibarettir.

8. asırdan itibaren Yakubî Süryani Kilisesi, sonrasında 12. ve 13. yüzyıllarda inanışı güçlendirerek Efes geleneğini sürdürmüş ve günümüzde hâlâ bu düşünceyi canlı tutmuştur. 12. ve 13. yüzyıllarda bu Efes geleneği birinci derecede önemli tarihçiler tarafından tüm gücüyle ortaya konulmuş ve hemen sonrasında Papa 14. Benedikt’in bilgece tutumuyla yankı bulmuştur.

Meryem’in Efes’te ikamet edip burada “uykuya dalması”, Papa 15. Benedikt tarafından da kabul görmüştür. Kendisi bu konuyu şöyle yorumlamaktadır: “O andan itibaren öğrenci onu evine aldı… Aziz Yuhanna, Efes’e doğru hareket edince Meryem’in de oraya götürmüş ve bu yerden Bakire Azize Meryem göğe kanatlanmıştır.”